Erol Yılmaz
Erol Yılmaz

Erol Yılmaz

Juggler & Performer

Boş

Boş bir sokağa dalıverdim hızlıca, köşeyi dönerken arkama göz ucuyla baktım, hala peşimdeler. Sokak lambalarının azar azar aydınlattığı ve ilk kez girdiğim bu sokaklar bana çocukluğumu hatırlattı ama şuan çocukluğumu düşünecek zaman değil. Dalağım balon gibi, kalbim ise benden hızlı koşmak istercesine atıyor… Nefes alış verişlerim bütün bedenimi sarmalıyor, ara sıra arkamdan yankılanan “dur, dur kaçma” sesleri eşliğinde kulağıma tıka basa doluşuyor. Ezbere bilmediğim bu sokaklarda izimi kaybettirebilmek için birbirleriyle kesişen sokaklardan ilk gördüğüme dalarak zig zag’lar çiziyorum. Bu işten paçayı sıyırmalıyım ama nasıl? Zaten nasıl yakalandım onu da bilmiyorum, ben böyle bir hatayı en son 11 yaşımdayken yapmıştım. Karanlık sokaklar arasında koşturmaya devam ediyor bilindik bir yerlere çıkmaya çalışıyorum. Arkamdakiler ile aramdaki mesafeyi ne açabilmiştim ne de onları atlatabilecek kurnazca bir hareket yapabilmiştim. Zaten benim gibi bir adamdanda böyle bir hareket beklenemezdi. Ah salak kafam ah…. Ya yakalanırsam düşüncesi umutlarımı içten içe çürütüyor. Adımlarım gitgide yavaşladı, bacaklarım bedenimi taşıma konusunda pes edecek gibi. Şuanda yakalanmak işten bile değil. Artık dayancak gücüm kalmadı nereye kadar kaçabilirim ki zaten? İki el silah sesiyle bütün bu düşüncelerim dağıldı. Bu boş sokaklarda yankılanarak çoğalan silah sesi de peşime takılmıştı artık. Bana mı ateş ettiler yoksa korkutmak için havaya mı ateş ettiler anlayamadım. Yavaşlayan adımlarım her zamankinden daha hızlı olmaya başladı…